Tuesday, June 9, 2015

Az *



Sen güzel büyü yeter ki, 
ben seni filmlere sararım.
Nisan'15
Ankara

Kendime kendim için yaptığım en güzel şey demini almış çay galiba. Bir beklenti icinde olmadigindan, hep nefis.

Balkon serin, üşütür ama yün çoraplar var kış hiç gitmeyecekmiş gibi kenarda tuttuğum bir de hırkam. Şimdi çay usul usul demini alıyor ya ev tıpkı olmasını istediğim gibi; ev.
Bizimkiler parka gittiler, belki biraz alışveriş. Gelirken pasta alın, dedim. Bugün tek ihtiyacım olan şey içine fıstık serpiştirilmiş pastaymış gibi. Tatlı bir mutluluk diledim, belki.

Azalmayı seçtim. Beni bunaltan ne varsa bir bir eksilsin istedim. Bunun için birtakım listeler yaptım, ve sanırım çok, çok iyi durumdayım. Geçti o birden çöken iç sıkıntıları, birden düşen umutsuzluk. Eşya bile ona yüklediğimiz anlamdan yıldı, manasız kıldı her şeyi. Bildim, sesine kulak verdim, azaldım.

Onlar geldiğinde gün hala gitmemiş olsa, yürüyüşe çıksak ocağın altını kapatıp. 

No comments:

Post a Comment