Thursday, February 23, 2017

durmadan, durmadan yürümek













Kalbimden sessizliğe karışmak geçiyor ama evdekileri ikna edecek gücüm yok. Bu keyif için daha baştan tükenmek işime gelmiyor, lafını bile etmiyorum. F arıyor pazardan: ''S'ler gölete yürüyeceklermiş.'' ''Çok güzel'' diyorum. Bıdığı ikna etmek kolay oluyor haliyle: Ada da gelecekmiş.
Yürümek çok, çok mutlu ediyor beni. Önünden geçtiğimiz badem ağaçlarının baharda nasıl bir eğlenceyle bizi karşılayacaklarını hayal ederken S diyor ki: ''o ökseotuymuş. yerleştikleri ağacı kuruturmuş yavaş yavaş.'' Bu benim daha geçenlerde boncuklarını çok sevdiğim ağaç değil mi? O an bir çocuk gibi titremeli bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Uzaktan uzaktan ama hep bi şaşkınlıkla izliyorum bitkiyi. Akşam eve geldiğimizde yorgunluktan kimse kimseye dokunmuyor. Çizgi film- makaleler- kitaplar. Gözler yavaş yavaş düşüyor, haydi hep birlikte uyuyoruz.

3 comments: