Showing posts with label 120 film. Show all posts
Showing posts with label 120 film. Show all posts

Tuesday, June 9, 2015

Az *



Sen güzel büyü yeter ki, 
ben seni filmlere sararım.
Nisan'15
Ankara

Kendime kendim için yaptığım en güzel şey demini almış çay galiba. Bir beklenti icinde olmadigindan, hep nefis.

Balkon serin, üşütür ama yün çoraplar var kış hiç gitmeyecekmiş gibi kenarda tuttuğum bir de hırkam. Şimdi çay usul usul demini alıyor ya ev tıpkı olmasını istediğim gibi; ev.
Bizimkiler parka gittiler, belki biraz alışveriş. Gelirken pasta alın, dedim. Bugün tek ihtiyacım olan şey içine fıstık serpiştirilmiş pastaymış gibi. Tatlı bir mutluluk diledim, belki.

Azalmayı seçtim. Beni bunaltan ne varsa bir bir eksilsin istedim. Bunun için birtakım listeler yaptım, ve sanırım çok, çok iyi durumdayım. Geçti o birden çöken iç sıkıntıları, birden düşen umutsuzluk. Eşya bile ona yüklediğimiz anlamdan yıldı, manasız kıldı her şeyi. Bildim, sesine kulak verdim, azaldım.

Onlar geldiğinde gün hala gitmemiş olsa, yürüyüşe çıksak ocağın altını kapatıp. 

Sunday, April 12, 2015

Suda dans eden bulutlar

2.yaş hatırası
 bol karlı bir sabah, bir sürü gülücük sonra güneş 
dans ediş
cocuk olmak kendinden neşede kalma hali.
ne güzel
Hasselblad 50cm ** 120 film
Gölköy, Bolu
Nisan' 15

Thursday, September 29, 2011

Bergama







Antik kente teleferikle çıkmak değişikti tabi;)
Devamı Berlin'de!
Temmuz' 11

Sunday, September 18, 2011

Ayvalik










Lacivert vespa üzerinde seyahat etmek gibi.ydi.
Temmuz' 11
(hasselblad 500cm + fisheye)

Friday, September 9, 2011

Zaman


'' Efsanelerin anlattığı ama herkesin, sadece kendisi için yeni baştan kurduğu bir ülkesi vardır onun. Gökyüzüne dikkatlice bakan gözlerin seçebildiği şu yağmur bulutçuğu belki de...''
Mucizevi Mandarin ~ Aslı Erdoğan
Bir şehri şehir yapan, bir geziyi gezi yapan bircok şey o sıralar okuduğumuz kitaplardan geçiyor sanırım. Peşi sıra takip eden tesadüflerle birlikte kitapta bol gülücüklü, bol çizikli bir başka yolculuğa devam ediyoruz. O an orda dinlenmesi icap eden şarkılarla da başlanmışsa eğer günler, aylar, yıllar sonra belleğin yanılması imkansızdır.Unutmak imkansızdır.
Ordasınızdır.


''...
Bir kokuyla, bir tatla yeniden o yaşlara dönebiliyorsa insan, sonsuzluk budur! Demek ki hiçbirşey kaybolmuyor, hatta ölünmüyor bile, havanin boşluğunda geri gelmeyi bekliyor zaman; hatta belki insan!
Kadından Kentler~ Murathan Mungan

Ayder, Rize
Temmuz' 11
( Hasselblad 500cm. kodak pro 400)

Thursday, September 1, 2011

Ah! Neşesi yeter!






neşe içinde bir eylül olsun.

Uyanıyorum. Elimde Shantaram.863 sayfa. Okuması uzun süreceğe benziyor. Hindistan öncesi Hindistan hakkında başka kitaplar okumak varken niye bu kitaba yöneldim bilmiyorum ama bir müddet sonra iyi bir seçim olduğunu anlıyorum.
Şimdi, sabah kahvesinin insana vermeye çalıştığı yalancı dinginlikle başbaşayım. Kahvaltı uzun süredir ortalıklarda görünmeyen birşey. Büyük bir seromoni halinde hazırlandığım ve yaptığım kahvaltılardan sonra ''şey'' haline dönüşmesi beni epey şaşırtıyor ama düzene sokmak için de hiç çaba göstermiyorum.
>
Fk arkadaşlarıyla kahvaltıya gidiyor. Kahvaltı yapmam için sıkı sıkı tembihliyor beni de. hı hı deyip, yine geçiştiriyorum.
A'nın bir yıl önce benim icin özene bezene doldurduğu cd ile başbaşa kalıyorum sonra. Neler neler çıkıyor. Ne çok özlemişim Bülent Ortaçgil'i. Peri'ye yorum bırakıyorum kırmızının bilmediğim halleri hakkında. Yazdıklarımı okudukça gülesim geliyor ama onca şeyi silersem de ayıp olacak. Yollandı diyor.
>
Saat 1. Ben açım. Kahvaltı geçti, ara öğün geçti, öğle geçmek üzere. Kazdaglari'nda aldığımız zeytinyagina yine oradan aldığımız kekiği döküyorum. Oralardan aldığımız herşeyde bambaşka bir tad var. Vedat Milor kesiliyorum kendi başıma. Ortalık kekik kokuyor. Ekmeklerin üzerine sürdüğüm karışımı fırına verip üzerine kaşar ekliyorum. Bekliyorum: çıksalar da yesem.

Adatepe Köyü
Temmuz' 11
(hasselblad 500cm)

Saturday, July 30, 2011

Göçmüş Kediler Bahçesi





Kedilere benzeyebilseydik keşke. Öyle diyesim geliyor sık sık, bu son
yıllarda. Yaşadıkları anın iyice farkındalar gibi. Bir şey bekliyorlarsa bir
deliğin başında, onları oyalayıp oradan uzaklaştırmak pek güç. Bildikleri bir
yerde bildikleri bir iş görülürken, her gün seyrettikleri, kendilerince
katıldıkları (anlayamadığımız, bakarak da bir işe katılınabilirliğidir) o işe
sanki ilk kez bakacaklarmış gibi, uyuklamakta oldukları yerden kalkmağa
üşenmeden gidip seyrederler yapılanları..
Bilge Karasu

Hasselblad
Ayvalık
June'11

Thursday, January 13, 2011

***

Birileri'nin senin için yemek pişirmesi ne güzel!


Doha' 10
(hasselblad 500CM, kodak pro 160)

Monday, December 6, 2010

Doha'dan




Souq, Arap ülkelerinde çeşitli dükkanların olduğu yerlere verilen ad.
Kasım' 10
(hasselblad, kodak 400)

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.