Showing posts with label ankara. Show all posts
Showing posts with label ankara. Show all posts

Thursday, February 23, 2017

durmadan, durmadan yürümek













Kalbimden sessizliğe karışmak geçiyor ama evdekileri ikna edecek gücüm yok. Bu keyif için daha baştan tükenmek işime gelmiyor, lafını bile etmiyorum. F arıyor pazardan: ''S'ler gölete yürüyeceklermiş.'' ''Çok güzel'' diyorum. Bıdığı ikna etmek kolay oluyor haliyle: Ada da gelecekmiş.
Yürümek çok, çok mutlu ediyor beni. Önünden geçtiğimiz badem ağaçlarının baharda nasıl bir eğlenceyle bizi karşılayacaklarını hayal ederken S diyor ki: ''o ökseotuymuş. yerleştikleri ağacı kuruturmuş yavaş yavaş.'' Bu benim daha geçenlerde boncuklarını çok sevdiğim ağaç değil mi? O an bir çocuk gibi titremeli bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Uzaktan uzaktan ama hep bi şaşkınlıkla izliyorum bitkiyi. Akşam eve geldiğimizde yorgunluktan kimse kimseye dokunmuyor. Çizgi film- makaleler- kitaplar. Gözler yavaş yavaş düşüyor, haydi hep birlikte uyuyoruz.

Tuesday, June 9, 2015

Az *



Sen güzel büyü yeter ki, 
ben seni filmlere sararım.
Nisan'15
Ankara

Kendime kendim için yaptığım en güzel şey demini almış çay galiba. Bir beklenti icinde olmadigindan, hep nefis.

Balkon serin, üşütür ama yün çoraplar var kış hiç gitmeyecekmiş gibi kenarda tuttuğum bir de hırkam. Şimdi çay usul usul demini alıyor ya ev tıpkı olmasını istediğim gibi; ev.
Bizimkiler parka gittiler, belki biraz alışveriş. Gelirken pasta alın, dedim. Bugün tek ihtiyacım olan şey içine fıstık serpiştirilmiş pastaymış gibi. Tatlı bir mutluluk diledim, belki.

Azalmayı seçtim. Beni bunaltan ne varsa bir bir eksilsin istedim. Bunun için birtakım listeler yaptım, ve sanırım çok, çok iyi durumdayım. Geçti o birden çöken iç sıkıntıları, birden düşen umutsuzluk. Eşya bile ona yüklediğimiz anlamdan yıldı, manasız kıldı her şeyi. Bildim, sesine kulak verdim, azaldım.

Onlar geldiğinde gün hala gitmemiş olsa, yürüyüşe çıksak ocağın altını kapatıp. 

Sunday, March 29, 2015

yürüsek, yürüsek de uyusak kıvrılıp bir ağaç gölgesinde





Ömür geçiyor diyorum her seferinde. Her seferinde daha çok uzaklaşıyorum. Öyle olmuyor bu sefer, fotoğraflar geliyor laboratuardan. Ne an'lar gizli kalmış. Sonbahar geçmiş bile. Bu fotograflarda ben bir kez daha anneymişim mesela diyorum sanki kendime masal anlatır gibi.

Gökyüzü öyle bir gürültü içinde yordu ki kendini bugün, az önce bize ayazı bırakıp gitti. Temiz bir hava var yine de şükredeceksek eğer bir de yarılanmış ılık çay.

Yarın haftaiçinin ilk günü. Kalabalığa karışmak gerekecek yoktan yere ama sebebi var kendince. neyse 5liralık şemsiyemi alır uçarsa rüzgarın kalırsa başımın üstünde yeri var diye sesleniyorum içime. Sevdiğim kitapcıları dolaşırım, belki bir kaç kumaş alırım yaza elbise dikerim ümidi ile. Öğrenecek ne çok şey, okunacak ne çok öykü var. En zoru da kendi öyküme hangi işaretle devam edeceğim olduğu.

 Eymir Gölü' 14



Friday, January 24, 2014

Sevdalı bulut

Bulut bulut oldu birden yaşam, 3 olduk.
Ankara'14
*Nazım Hikmet Ran

Sunday, January 9, 2011

Aylak Madam Ankara'da





Ankara deyince aklıma gelenlere Lale Müldür'le Atiye eklendi. Hem çok hoş bir geliş oldu bu, yıla hoş bir baslangıç. Mavi ışıklar altında yılın son günlerine eşlik ederken biz, kafedeki garson fujiden çıkacak mini fotoğrafları merak ediyordu da biz birşey demiyorduk. Hayata dahil ettiklerimizle dahil edemediklerimiz zaten karışmışken birbirine.
Hem belki birgün kızım olursa eğer böyle lüle lüle saçları olsun, böyle sımsıcak bir yüreği, gülümseyince yüreği yansısın yüzüne.

...
turkish blue
hep beklenen birisi
artık beklenmeyip beklememeye
yani alışıp evine döndüğünde
çayın altını yakıp herşeye kendini
alıştırıp ama yine de biraz ağlayıp
biraz güldüğünde senin de
mavi bir yatağın
olacak mı turkish blue?
Lale Müldür




Sunday, March 7, 2010

pirinchan (1)





Ankara'dayken surekli oraya gitmek isteyebilecegim bir yer diye diye buldum sonunda o yeri. Pirinchan. Butun renklerin gecmisle evcilik oynadigi bir yer adeta..

Some shots from Pirinchan, Ankara.

March' 10

Wednesday, February 3, 2010

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.