Showing posts with label book stories. Show all posts
Showing posts with label book stories. Show all posts

Friday, August 12, 2011

Miss Brill

eve dönerken genellikle bir ballı çörek alırdı fırından. Bu onun pazar keyfiydi. Kimi zaman çöreğin içinden bir tane de badem çıkardı, bazen de çıkmazdı. Ve bu çok şeyi değiştirirdi. Badem varsa, eve bir hediye - bir sürpriz- sadece orada olmakla bile herşeyi güzelleştiren küçücük bir şey götürüyormuş gibi olurdu. Bademli pazarlardan eve hızlı hızlı döner ve bir an önce çayın altını yakmak için büyük bir keyifle kibriti çakardı''

- Katherine Mansfield

Ayvalik' 11

Saturday, June 11, 2011

Semaver çayı zamanları



''Bu karanlık ve sıkıntılı manzara ne kadar güzeldi! İçime çektiğim bu ıslak hava ne kadar tazeydi! Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...''

(Sabahattin Ali -- Kürk Mantolu Madonna. syf:87)

( hasselblad 500 cm)

Wednesday, March 30, 2011

bu sabahlarin bir anlami var!

" sun, bright morning- glare, straight in the eyes, relentless"
~
the day before the revolution (Ursula K. Le Guin)

Monday, February 28, 2011

Saturday, February 26, 2011

Friday, January 28, 2011

Siir


...
bi öğleden sonra ben valizlerimi yaktım ya
işte o öğleden sonra bi kahveni içsek o camlı bahçede,
derin derin sussak,
uzun uzun dinlesek etraftaki sesleri.
konuşacak bi şeyi kalmıyor insanın bazen,
öyle değil bu sadece susasım var.
...
otursak bi aksam üzeri,
sen bana hiç bilmediğim bir hikaye anlatsan.
bildiğim bi hikayede anlatsan ben bilmezden gelirim söz,
üstümüzde hafif bi şeyler ...

Edip Cansever

Texas' 07

Tuesday, January 18, 2011

Women reading

Sevgili Justine'nin hatirlattıkları.
Paylaştığı ve paylaşmak istediğim güzel blog için women reading

Haziran' 09
Teksas


Saturday, January 8, 2011

Sonsuzluga Nokta*



"... insan, ne denli çaba gösterirse göstersin ve kaçınılmazlığına ne denli inanırsa inansın, ayrılığa hiçbir zaman hazırlanamıyor çünkü. hazırım, dediği anda bile içinde ele geçiremediği bir nokta kalıyor sürekli; ayrılığa alıştıramayacağı, sızlanışlarını durduramayacağı bir nokta... belki de, yalnızca bu noktanın ele geçirilemeyişi yüzünden, birçok terk ediliş anında gerekli gereksiz bir yığın şey konuşuyor insanlar; içlerindeki o noktayı örtebilmek için gülünç tartışmaların tozuna dumanına boğuluyorlar, geçmişe ve geleceğe acımasızca saldırıp kendi yarattıkları harabelerin ortasında yuvarlanıyorlar. o nokta yüzünden hüngür hüngür ağlayanlar da var belki, köpek gibi yalvaranlar, kendilerini içkiye, kumara vuranlar, dövüşenler, sızanlar, yaralananlar, hatta kendilerini kendilerine vuranlar da var."
Hasan Ali Toptaş*

Saturday, January 1, 2011

Friday, December 10, 2010

Haftasonu yine bitti.

Yaşasın! Bahar geldi Doha'ya.
Çimen buldun yapış. O ağaç senin, bu ağaç benim.
Tante Rosa Katar'da olsun konumuz!


(fuji instax 200)

Tuesday, October 26, 2010

...

Fk
Doha' 10
(nikon N80 + kodak 400 siyah beyaz film)

Çok ender yaşanılan kimi aşklar gibi. Öyle bir aşk yaşamıssındır ki, bir daha artık böylesini yaşayamam dersin. Aşk sözcüğüne anlamını veren, bedeninin tüm hücrelerinde, sinirlerinin her atomunda duyduğun bir duygudur. Sonra bir gün, bir rastlantı, yeniden aynı heyecan, aynı coşku, aynı yoğunlukta yaşanan anlar.. İnanamazsın. Bir düşteyim sanırsın. Kitaplar da benim için böyledir. Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.(Kitapların ölmezliği burdan mı gelir?) Bu nedenle de, yıllar var ki, gene eski aşklarımı okuyorum. Dostoyesvki'yi, Kafka'yı, Rimbaud'yu.
...
(Tezer Özlü- Ferit Edgü Mektuplaşmaları)

Monday, October 25, 2010

..

Central Park
Texas' 09
...
Bir gün beni işten atarlarsa öpeceğim onları. B planı şu: Muhtemelen, Brezilya ya da Arjantin'den bir vespa kiralayıp, güzel bir fotoğraf makinesi ve kameram, birkaç güzel defter de alıp, Che Guevara'nın rotasını izleyerek Latin Amerika günlüğü yazmak. Bu fikri çalacak olanlar varsa, hemen çalabilirler. Ben varım. Tek sermayem kendim, bakış açım, kalbim. Başka da bir şey olmasın. Başka şeyleri elde edince, kaybetmekten korkarak yanlış şeyler yapıyor insan. Bir çocuk ve sevdiğim insan dışında hiçbir şeyi kaybetmekten korkmak istemiyorum. Diğerleri sadece yük çünkü."

Ece Temelkuran

Wednesday, October 20, 2010

...

''...
Şimdi hastalığın ne olduğunu da biliyorum. Bu bile bir yaşantı''
(Tezer Özlü- Ferit Edgü Mektuplaşmaları)

Tuesday, October 19, 2010

...


Bir kadınım ben ve insan kadın olunca her şeyi unutur yüreğinin içindekinden başka/ Lale Muldur

Sanliurfa
September' 10

Monday, October 4, 2010

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.