Showing posts with label film. Show all posts
Showing posts with label film. Show all posts

Thursday, June 23, 2016

pembe bir hal için kocaman çığlık ve belki biraz ...





Geçen yaz, Yalova,
kodak 200
nikon f80

Sürekli olarak bir neden sunmaya başlayınca insan karşısındaki her kimse bir samimiyetsizlik çıkıyor ortaya. Karşıdaki hayatın hızında, hem de kolaydan, seni düşünmeden, izleyecek vakit paylaşacak vakit bile çizemezken, senin hakkında sadece senin kendin için biçtiğin lafların gölgesinde tanımaya çalışıyor. Arkadaş olmaktan, aile yakını olmaktan, eş olmaktan dost olmaktan her neyse çıkıveriyor. Tekrarlandıkça bu artık silginin ucunda son kursun kalem izine dönüşüyor; duymuyorum, görmüyorum, o kadar acıyorum ki..Oysa insanın bazen çok uzak bir göze kaçıp yerleşesi geliyor. bir de ordan bakmaya. Hayatını yığmak değil, hayat üzerine yığıldığında sakinleyecek bir yere. Benim hayatımda herkes kolaya kaçıyor, gözlerime kaçıyor. Ben de artık yuva gibi hissetmiyorum nihayetinde. 
Söyleyecek sözüm  tükendi, dünya artık bitse de gitsek gibi.

Tuesday, June 9, 2015

Az *



Sen güzel büyü yeter ki, 
ben seni filmlere sararım.
Nisan'15
Ankara

Kendime kendim için yaptığım en güzel şey demini almış çay galiba. Bir beklenti icinde olmadigindan, hep nefis.

Balkon serin, üşütür ama yün çoraplar var kış hiç gitmeyecekmiş gibi kenarda tuttuğum bir de hırkam. Şimdi çay usul usul demini alıyor ya ev tıpkı olmasını istediğim gibi; ev.
Bizimkiler parka gittiler, belki biraz alışveriş. Gelirken pasta alın, dedim. Bugün tek ihtiyacım olan şey içine fıstık serpiştirilmiş pastaymış gibi. Tatlı bir mutluluk diledim, belki.

Azalmayı seçtim. Beni bunaltan ne varsa bir bir eksilsin istedim. Bunun için birtakım listeler yaptım, ve sanırım çok, çok iyi durumdayım. Geçti o birden çöken iç sıkıntıları, birden düşen umutsuzluk. Eşya bile ona yüklediğimiz anlamdan yıldı, manasız kıldı her şeyi. Bildim, sesine kulak verdim, azaldım.

Onlar geldiğinde gün hala gitmemiş olsa, yürüyüşe çıksak ocağın altını kapatıp. 

Sunday, April 12, 2015

Suda dans eden bulutlar

2.yaş hatırası
 bol karlı bir sabah, bir sürü gülücük sonra güneş 
dans ediş
cocuk olmak kendinden neşede kalma hali.
ne güzel
Hasselblad 50cm ** 120 film
Gölköy, Bolu
Nisan' 15

Tuesday, July 10, 2012

İyilik, güzellik işte




Laba git, gel. Eğlendir kendini, biraz oku, biraz izle, biraz uyu, biraz ye, herşeyden biraz. Herşey biraz. Yoktan var etmeye çalışılan eğlence. Sıkılıyorum. Başka türlü birşey, benim istediğim diyor şarkı, iyi mi?
Bir de fotoğraf var ama o da ''biraz'' oluyor sen ''biraz'' hissedince. Şimdi cam kenarında biraz gün silmece. Tatile az kalmış!

(hasselblad polaback * polaroid land camera)

Wednesday, October 19, 2011

Havalandırma

Rüzgarın getirdiği
uzak kır kokuları
genzimizi yakarken
guneşin ve sevginin
gülümseyen sevinci
dolduruyor bengisuyla
yaşamın altın testisini
...

Dört yanımızı çevirmiş
olsa da dikenli teller
açık havada şöyle
derin bir nefes almak
merhaba demek güne
yaşamla yeniden
kucaklaştırıyor insanı

Ahmet Telli- Saklı Kalan

Ayvalık
Temmuz' 11


Monday, August 8, 2011

Kırmızı küçük balık

Merhaba dediğimde yüzü kızaran, fotoğrafını çekmek istediğimi söyleyip izin almak istediğimde şaşkına dönen güzeller güzeli bu ÇOCUK, her gün, içinde kırmızı balıkların oynadığı harika bir göle karşı uyanıyor! Yanaklarındaki pembelik balıkların öpücüğü sanırım;)

Taken with Hasselblad + fuji fp- 100c
Karagöl, Borçka
Artvin

Thursday, August 4, 2011

Bolu'ya gidince ben..



once Gölcük'e gitmek isterim. Yürüdükçe içimdeki öfke diner ama geçmez, bilirim. Hep bize kışı yasatsa da, iyi ki bu sefer Gölcük çiçeklerle geldi!

Yürüyelim.


Güzel didişmelere denk gelirim sonra. Hala yünler güneşe çıkar bazı yerlerde. Şeffaf naylon yorganlar ısıtmaz kimilerini. Her yaz aynı şey; yünler güneşe çıkar, tek tek ayrılır. Güneşi gördükçe kabarır ya, hep uyumak istersin yünler her kabardığında. Adam kızar karisina; her yaz kendine bu işkenceyi niye yapıyorsun diye. Dinlemez kadın. Zaten dişi kuşun yuvasına da karışılmaması lazım gelir. Ne gelirse bazen başa hep iyi niyetten. Yıllanmış ilişkilerin iğneli sevmeleri. Yıllandıkça ona bir şey olmasın diye dua etmek, korkmak. Hem bazıları hala küstüm yastık kullanmaz. Bir tane de sana yapılır. Kenarları elde nakış. Ne güzel bir hediye, ne anlamlı bir özen. Anlamı derinleşir yastıkların hepten.





Yürüyüşe devam.



Sarı çiçekler bürümüş gölün her yanını. En sevdiğim renk; sarı. Bir tanesini ödünç alır kitabımın arasına koyarım. Yeni ayracım uğurlu olsundu artık.




Gökyüzünün yer yer nilüfer olduğu, onlarda kaybolduğu yerlere kağıttan gemilerimizi saldık. En hızlı kiminki gidecek? Sonra unuttuk gemileri filan. Uyuyup kalmışız.






Neyse ki akşam geç oluyor. Katar'da öyle mi? 6.30 dedin mi karanlık çöküverir her yere. Bir tur daha atabiliriz. Kuş yuvalarına yem koyacak, ördeklere ekmek bırakacak kadar vakit var. Döndüğümüzde domatesler ekmek aralarına yerleşmiş, semaver çayı da hazır olmuş olur!



Bolu
July' 11


Taken with Fuji nstax 210

Sunday, April 3, 2011

+


Gölgelenmek
Washington' 09
(fuji instax 200)

+


Her gün bir yerden göçmek

Ne iyi

Her gün bir yere

Konmak ne güzel .
(Mevlana)

Saturday, March 26, 2011

Laleler


Kum fırtınasının, herşeyin üstüne incecik kumlar taşıdığı gün.
Olağanlaştırabildiklerimizdensin!

tulle ^^ tulip
Mart' 11
Doha
(fuji instax 210)

Friday, March 18, 2011

Thursday, March 17, 2011

Mavi


Hüseyin
Ocak' 11
Boyabat
(nikon N80, kodak gold 200 film)

Wednesday, March 16, 2011

Vişne ağacı çiçek açmıştır şimdi


Sabahları şöyle bir manzaraya uyanmak kadar güzel birşey olabilir miydi? Kahvaltıdan söz etmeyeceğim, semaver çayını düşünmeyeceğim bile. Ya sonra ormanda uzun yürüyüşleri? Asla! Haziranda vişneler kızarınca yine gideriz belki.

Ocak' 11
Boyabat
(lomo balıkgözü, kodak gold 200)

Sunday, March 13, 2011

Saturday, March 12, 2011

Zikrit

Güzel bir haftasonu. Mutfakta geçen kurabiye kokulu dakikalar. Arkadaşlarla gidilen piknik, yakılamayan mangal, Sabahattin Ali * Sırça Köşk derken güneş de ne güzel batar! Gel- git olmuştur. Yüzdüğümüz sular kaç kilometre öteye çekilmiştir akşam üzeri de nasıl da şaşırmışızdır. Eve varınca gördük ki o çekilen suların kat be katı Japonya'yı vurmuştur. İzlediğim canlı görüntüler. Nefessiz kalışım. Anlatmaya değer mi gerisi? Belki, sonra!


Mart' 11
Zekreet, Doha
(fuji instax 210)

Monday, March 7, 2011