Showing posts with label fk. Show all posts
Showing posts with label fk. Show all posts

Sunday, July 15, 2012

Saturday, July 14, 2012

Yap ama bozma


Gölgede 47 dereceyi gördüğümüz şu günlerde İstiklal Caddesi'nin karlı hali biraz ferahlama sebebimiz.
Temmuz' 12
Doha

Sunday, August 28, 2011

Yağmur

Manastıra ulaşmak için tabana kuvvet patika yolu yürürken içimden mutlulukla karışık bir hıçkırık yayıldı. Ben yağmurla iyileşebilirim. Yağmurla iyileşebilirim ben diye ona sarıldım. Ben dışında herkes haberdarmış gibi büyük bir şefkatle bakan gözler, dokunan eller, yürekler. Bir şeyler değişim geçiriyor içimde diyorum sonra. Anlamını sonra çözüyoruz ama o an anlamış gibi davranıyoruz. Sıcak kelime haline dönüşürken bile buharlaştırıyor beni. Yağmur öyle mi? daha dingin, daha akıllı, daha komik. Yağmur yağdıkça can bulan bir toprak var içimde. Yapraklarım sarı renge bürünüyor.


Dereler geçiyor, semaver çayı eşliğinde demleniyoruz. Güç lazım, kuymakla besleniyor, yürüyüşe başlıyoruz.


Yağmuru özlediğimden bahsedip de yağmurluk giymem epey ironik olmuş ama kameralar ıslanmasın diyeydi tüm yapılanlar:)



Sümela ihtişamıyla görünüyor. Ben de herkes gibi 'hmm nasıl yaptılar acaba?' diye kendimce tahminlerde bulunuyorum elbette. Dikkatim çabuk dağılıyor. Aklım boz ayılara gidiyor birden!



Küçücük bir dünya varmış burada. Gıdası yalnızlık olan bir dünya.


Her dinden dualar ediyoruz. Belki tutar diye! Ya tutarsa?


Ben o gün her iki yanımda da en sevdiklerim olduğu için daha çok şükrettim. Uzun süredir görmediğim kardeşimle anılarıma yeni bir şey daha katmış olmanın mutluluğu. Ağzımın açılabildiği kadar açık kalması bu yüzden.

Sümela, Trabzon

Temmuz' 11

(Kolajlar hasselblad 500cm ile cekildi. Digerleri Nikon D9o ile)


Sunday, June 12, 2011

Yolda






ilkbahar- yaz- sonbahar- kış
Teksas- Ankara- Bolu
( lomo action sampler ile çekildi)

Saturday, March 12, 2011

Zikrit

Güzel bir haftasonu. Mutfakta geçen kurabiye kokulu dakikalar. Arkadaşlarla gidilen piknik, yakılamayan mangal, Sabahattin Ali * Sırça Köşk derken güneş de ne güzel batar! Gel- git olmuştur. Yüzdüğümüz sular kaç kilometre öteye çekilmiştir akşam üzeri de nasıl da şaşırmışızdır. Eve varınca gördük ki o çekilen suların kat be katı Japonya'yı vurmuştur. İzlediğim canlı görüntüler. Nefessiz kalışım. Anlatmaya değer mi gerisi? Belki, sonra!


Mart' 11
Zekreet, Doha
(fuji instax 210)

Saturday, February 26, 2011

Thursday, January 13, 2011

***

Birileri'nin senin için yemek pişirmesi ne güzel!


Doha' 10
(hasselblad 500CM, kodak pro 160)

Friday, December 10, 2010

Haftasonu yine bitti.

Yaşasın! Bahar geldi Doha'ya.
Çimen buldun yapış. O ağaç senin, bu ağaç benim.
Tante Rosa Katar'da olsun konumuz!


(fuji instax 200)

Tuesday, October 26, 2010

...

Fk
Doha' 10
(nikon N80 + kodak 400 siyah beyaz film)

Çok ender yaşanılan kimi aşklar gibi. Öyle bir aşk yaşamıssındır ki, bir daha artık böylesini yaşayamam dersin. Aşk sözcüğüne anlamını veren, bedeninin tüm hücrelerinde, sinirlerinin her atomunda duyduğun bir duygudur. Sonra bir gün, bir rastlantı, yeniden aynı heyecan, aynı coşku, aynı yoğunlukta yaşanan anlar.. İnanamazsın. Bir düşteyim sanırsın. Kitaplar da benim için böyledir. Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.(Kitapların ölmezliği burdan mı gelir?) Bu nedenle de, yıllar var ki, gene eski aşklarımı okuyorum. Dostoyesvki'yi, Kafka'yı, Rimbaud'yu.
...
(Tezer Özlü- Ferit Edgü Mektuplaşmaları)

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.