Friday, March 17, 2017

hoh!


Dün gece tuhaf çok tuhaf bir rüya gördüm. Uyanışım deli bir rüyanın beni bırakmasına bağlıydı ve biraz ağlarsam bunu halledebilirdim. Ağlamanın ferahlığı, suya anlat götürsün. Kar yağıyordu uyandığımda, büyük büyük.  Pencereyi açıp yakalayabilidğim her kar tanesine döktüm içimi. Kapayınca avucumu  eriyip gitti. Sanırım artık anladım: dün, bugünün avucunda eriyip gidiyordu, bunca telaşe boşunaydı. İnsan kendine  sahip çıkmalı. Kendime bir kahve, bolca gülümsemeli anı  sundum sinide.

cephesel dökülmeler


Mart,2017
Ankara
Küçücük bir sevinme sebebi olarak sabah ve aksam olmak üzere lapa lapa dökülen kar. O büyük büyük kar tanelerinin döne döne tekrar yukarı çıkması tam bir neşe kaynağı. Belki biri de ağzıma düşer belki biri de parmaklarıma.

Monday, March 13, 2017

net!




Yağmur sağanağa dönerken evden içeri girdim. Ev, huzurum. Şimdi türlü düşüncelerden geçip eğlendirebiliriz birbirimizi. Bıdık bu hafta Bolu'da.Seçimlerinde bu kadar net olmasını önemsediğim gibi galiba biraz kıskanıyorum. Net! cevap net: çünkü böyle istiyorum. Net!
Cam önüne geçip bıdır bıdır konuşmak maharetini göstermek yerine elime kalem kağıt alıp liste yaptım. izlenilesi yollarda net! tavırlar koyarak varolabilme hali diyeyim. 

Haftalık şarkıda listeden çıktığına göre ''ah, neşesi yeter!'' 
''eğleniyor kendi başına''

Sunday, March 5, 2017

kavuşmak


koca bir hafta 3. günden sonra eziyete döndü ikimiz içinde, özlemekten. saat saymayı bırakalı yıllar olmuştu. aradaki saat farkı... o sevimsiz his, kocaman bir özlemle yine gelip oturduysa da başucuma 'bunlar geçti' dedim. oradan bir ses geldi çoğalarak: ''uyan anne. sabah oldu! kitap mı satalım doktorculuk mu oynayalım?'' insan meslek seçimlerinde de böyle oluyor sanırım. sabahın hep kör vaktine denk geliyor aymak:) 





 balçıkla vitamin sağlamak,bir şeye inanmanın güveni



bahar biraz daha yaklaşsa şurada oturacağım



gölgeden kaçarken gölgede buluşmak

Ankara,
5 Mart'17

Monday, February 27, 2017

Benye ya da Beignet


Agnieszka haftasonu bu benyeleri pişirmis bizimle de paylaşmıştı. Mango sosuyla gelen mamalarımıza bayılmıştık elbette. Bu tanıdık tadın sebebi Mardi Gras şenlikleriymiş meğer. Her yer  benye tarifleriyle doldu sonra, algım affetmedi.


Hadi biz de yapalım dememizin sebebi ortaya çıkan tarçın kokusu, pudraşekerinin ince ince uçuşundaki keyifti.

tıpkı büyücü gibi






27.02.2017
Ankara

İyi ki bütün bunlari birlikte yaşayabiliyoruz. Tırmık sesi toprağı gıdıklarken havalanan toprağın iki aya çileğe duracağını bilmek şaşkınlık veriyor." tıpkı büyücü gibi" diyorsun.  Kendi klisafonumuzu yapabiliriz diyorsun demirlerden dalları geçirerek. Onlara aksam şarkısı hediye ediyoruz. Sayende bazen bağıra çağıra şarkı söylemek rahatlığını yaşıyorum, bağıra çağıra. oh ho! Önemsemiyorum, kim var kim yok. Hayata tutunuyorum. Çok güzel gülüyorsun; tıpkı büyücü gibi.

Thursday, February 23, 2017

durmadan, durmadan yürümek













Kalbimden sessizliğe karışmak geçiyor ama evdekileri ikna edecek gücüm yok. Bu keyif için daha baştan tükenmek işime gelmiyor, lafını bile etmiyorum. F arıyor pazardan: ''S'ler gölete yürüyeceklermiş.'' ''Çok güzel'' diyorum. Bıdığı ikna etmek kolay oluyor haliyle: Ada da gelecekmiş.
Yürümek çok, çok mutlu ediyor beni. Önünden geçtiğimiz badem ağaçlarının baharda nasıl bir eğlenceyle bizi karşılayacaklarını hayal ederken S diyor ki: ''o ökseotuymuş. yerleştikleri ağacı kuruturmuş yavaş yavaş.'' Bu benim daha geçenlerde boncuklarını çok sevdiğim ağaç değil mi? O an bir çocuk gibi titremeli bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Uzaktan uzaktan ama hep bi şaşkınlıkla izliyorum bitkiyi. Akşam eve geldiğimizde yorgunluktan kimse kimseye dokunmuyor. Çizgi film- makaleler- kitaplar. Gözler yavaş yavaş düşüyor, haydi hep birlikte uyuyoruz.

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.