Monday, April 3, 2017

3 nisan neşe doluyor insan....











3 Nisan 2017
Ankara

 Doğumdan günler önce karşıma çıkıp beni deli bir heyecana, umuda sürüklemişti Cem Karaca'nın bu şarkısı. Şimdi bile seviçten ağlatabilir beni, umuttan ağlatabilir. İnsan biminikle başbaşa kalınca yaşadığı o tuhaf döngüyü başka hiçbir zaman yaşamıyor sanırım. Deneyimsizlikse eğer, bam! tam üstündeyiz. Bazı sevgilerin deneyimi çok yoğun olduğundan saçmalamakla karışık doğruyu bulmaya varıyormuşuz. İyi ki dediğimiz, büyük konuşup sessizce yuttuğumuz, yargılamanın ötesine bizi ışık hızında atan ulular ulusu yavru. Sen çok yaşa, sen çok yaşa. Seninle uyandığım, sizinle uyandığım her gün hep bahar. Bazen sağanak ağlasak da hep beraber çoğunlukla güneşli. Anlamsa eğer seninle yerine oturdu. kendisine bir şey yüklemiyorum artık, yaşamaya dair ne varsa işte hep beraber: iyi ki pitikalım oldun. 

bugün sen çok gençsin yavrum
hayat ümit neşe dolu
mutlu günler vaad ediyor
sana yıllar ömür boyu
ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni
doğarken ağladı insan bu son olsun bu son
doğarken ağladı insan bu son olsun bu son 

Friday, March 17, 2017

İskele bir gemi, ben kaptan, rüzgar yelken











Mart'17
Göynük, Çubuk Gölü
Yürümemize yetecek kadar güneş neşemizi bulacak kadar rüzgarlıydı geçen hafta o gün. Bugüne bakınca tuhaf geliyor; çatılar bembeyaz.
 BD bizimle yürümek istemediğini, yorulacağını söyleyip evde kalmak istiyor. Bu duruma seviniyoruz ne yalan diyeyim. Birbirimizin sessizliğine saygı gösterip yürüüyoruz. Kesintisiz yürümeyi özlemişiz. Zamanın o günkü bize tanınmış sakinliğinin tadını çıkartıyoruz. Sarı çiğdemler sapsarı bir yol döşemişler ormana doğru. Rüzgar pencerelerden girip koştura koştura bir gıcırtıyla dışarı çıkıyordu. Araya giren sessizlik biraz ürpertiyor bizi. Koşarak aşağıya iniyoruz biz de. İskelenin üzerinde su başımı döndürüp beni hareket ettiriyor. İskele bir gemi, ben kaptan, rüzgar yelken, yol alıyoruz. Huzur düdüğünü öttüre öttüre akşama yaklaşıyor.

hoh!


Dün gece tuhaf çok tuhaf bir rüya gördüm. Uyanışım deli bir rüyanın beni bırakmasına bağlıydı ve biraz ağlarsam bunu halledebilirdim. Ağlamanın ferahlığı, suya anlat götürsün. Kar yağıyordu uyandığımda, büyük büyük.  Pencereyi açıp yakalayabilidğim her kar tanesine döktüm içimi. Kapayınca avucumu  eriyip gitti. Sanırım artık anladım: dün, bugünün avucunda eriyip gidiyordu, bunca telaşe boşunaydı. İnsan kendine  sahip çıkmalı. Kendime bir kahve, bolca gülümsemeli anı  sundum sinide.

cephesel dökülmeler


Mart,2017
Ankara
Küçücük bir sevinme sebebi olarak sabah ve aksam olmak üzere lapa lapa dökülen kar. O büyük büyük kar tanelerinin döne döne tekrar yukarı çıkması tam bir neşe kaynağı. Belki biri de ağzıma düşer belki biri de parmaklarıma.

Monday, March 13, 2017

net!




Yağmur sağanağa dönerken evden içeri girdim. Ev, huzurum. Şimdi türlü düşüncelerden geçip eğlendirebiliriz birbirimizi. Bıdık bu hafta Bolu'da.Seçimlerinde bu kadar net olmasını önemsediğim gibi galiba biraz kıskanıyorum. Net! cevap net: çünkü böyle istiyorum. Net!
Cam önüne geçip bıdır bıdır konuşmak maharetini göstermek yerine elime kalem kağıt alıp liste yaptım. izlenilesi yollarda net! tavırlar koyarak varolabilme hali diyeyim. 

Haftalık şarkıda listeden çıktığına göre ''ah, neşesi yeter!'' 
''eğleniyor kendi başına''

Sunday, March 5, 2017

kavuşmak


koca bir hafta 3. günden sonra eziyete döndü ikimiz içinde, özlemekten. saat saymayı bırakalı yıllar olmuştu. aradaki saat farkı... o sevimsiz his, kocaman bir özlemle yine gelip oturduysa da başucuma 'bunlar geçti' dedim. oradan bir ses geldi çoğalarak: ''uyan anne. sabah oldu! kitap mı satalım doktorculuk mu oynayalım?'' insan meslek seçimlerinde de böyle oluyor sanırım. sabahın hep kör vaktine denk geliyor aymak:) 





 balçıkla vitamin sağlamak,bir şeye inanmanın güveni



bahar biraz daha yaklaşsa şurada oturacağım



gölgeden kaçarken gölgede buluşmak

Ankara,
5 Mart'17

Monday, February 27, 2017

Benye ya da Beignet


Agnieszka haftasonu bu benyeleri pişirmis bizimle de paylaşmıştı. Mango sosuyla gelen mamalarımıza bayılmıştık elbette. Bu tanıdık tadın sebebi Mardi Gras şenlikleriymiş meğer. Her yer  benye tarifleriyle doldu sonra, algım affetmedi.


Hadi biz de yapalım dememizin sebebi ortaya çıkan tarçın kokusu, pudraşekerinin ince ince uçuşundaki keyifti.